7 10 2006
Kiyoshi Kurosawa… S?kça duyar oldu?umuz bir isim. Japon korku sinemas?n?n ünlü yönetmeni remake tabir edilen yeniden çevrimlerle Holywood’da da dolayl? yoldan ismini ezberletti hiç ku?kusuz.
i?te 2006 yap?m?, Jim Sonzero yönetmenli?indeki Pulse (Nab?z) da 2001 yap?m? Kurosawa filmi Kairo (Nab?z) filminin bir yeniden çevrimi. Filmle ilgili yorum yapmadan önce k?saca bilgi vereyim.
Özellikle di?i bünyelerin Lost dizisinden hat?rlayaca?? Ian Somerhalder (Dexter) ve Kristen Bell (Mattie) filmimizin ba?rollerinde arz-? endam etmekteler. Amerikanla?t?r?lm?? filmlerin klasi?i haline gelen farkl? etnik kültürden arkada?lar? filme dahil etme arzusu Christina Milian (Isabel) ve Rick Gonzalez (Stone) ikilisinin yan rolleri ile vücut buluyor ve ne yaz?k ki özellikle Isabel rolündeki Millian’?n berbat oyunculu?uyla olmasa da olur dedirtiyor. Sonzero ise aslen filmi yönetmesi beklenirken daha sonra yap?mc? koltu?una oturan Wes Craven‘?n yerine motor diyor bu de?i?iklik sayesinde.
?nternet hayat?m?za, özellikle uzakdo?u ve Birle?ik Devletler civar?na, h?zl? ve sa?lam bir giri? yapt? malum. Ben meyve s?kaca??n?n, blender?n falan dahi korku ö?esi olarak kullan?ld???n? hat?rlad???m korku filmleri piyasas?nda “Nedir bu internetli korku filmi çekmek can?m?” demeyece?im bu yüzden. Lakin teknolojinin son ürünleri ile metafizik ö?eler pek yanyana yürümüyor gibi. Korku-Bilimkurgu türünü (Alien, Event Horizon…) bu noktada tenzih ederim keza uzak ve yüksek teknoloji bir bilgisayar kasas? ya da cep telefonu gibi bilinebilir olmad???ndan, ürkütücü olabilir) Ha ilerde The Exorcist‘ten daha ba?ar?l? korku filmi çekerler, ba?rolünde de pembe renkli bir I-Pod Mini olur, o zaman ben bu yaz?y? silerim.
??te, internetten ve teknolojinin di?er bir ba??ml?l?k yapan mahsülü cep telefonlar?ndan yay?lan bir virüs, hayaletler dünyas?ndan ça?layarak gelen korkunç bir güruhu harekete geçirmi?tir. Teknolojinin oldu?u yerde güvenlik kalmam??, herkes panik halde, ya intihar etmekte ya da kendilerinden çal?nan hayatlar?n sonunun gelmesini korku ile beklemektedir. Etrafta sa? kalmay? ba?aran iki ki?i; bu virüsü bir hacker arkada??n?n bilgisayar?ndan serbest b?rakan ama intihar ederek ölen bir genç ö?rencinin sevgilisi (Mattie) ve genç adam?n bilgisayar?n? ölümünden sonra sat?n alan ba?ka bir genç olan Dexter’d?r. ?kili bu felaketi engellemek için ba?latt?klar? mücadelede ancak kendilerini kurtarabileceklerdir.
Aç?kças? konunun c?l?zl???, oyunculuk ve yap?m a?amas?nda da pek bir numara yap?lmamas? ile birle?ince ortaya sezonun en kötü (ve belki de komik) korku filmi ortaya ç?km??. Film korkutmaktan ya da konusuyla “bu yeni bir ?ey” dedirtmekten uzak ki bu haliyle Kurosawa’ya bile ba?a?r?s? getirmi?tir muhtemelen.
Filmin Kairo’nun bir “remake”i oldu?unu belirtmi?tim ya, asl?nda bence bu kötü film belki de türk sinemas?n?n Hasan Karacada? yönetmenli?indeki ilginç korku filmi “Dabbe“nin yeniden çevrimi. Keza kötü oldu?u a?ikar ve büyük oranda Kairo’dan esinlenilmi? Dabbe’de en az?ndan Karacada?’?n elinin alt?nda milyon dolarl?k bütçe ve Lost dizisinin alt?n çocu?u yoktu. ??te bu milyon dolarl?k Dabbe diyebilece?im Pulse bu yönüyle bir kez daha dibe bat?yor, Dabbe’den fersah fersah derine hem de.
Toparlamak gerekirse, kötü bir film, elle tutulur hiç bir yan? olmayan bir yeniden çevrim. Bo? vaktiniz ve sinema perdesine vermek istedi?iniz yerde bulunmu? banknotlar?n?z varsa, üstüne üstlük DVD sürücünüz de bozulmu?sa gidin görün, aksi halde havalar da so?udu paray? kahveye, çikolataya yat?r?n diyorum.
Ekim 10th, 2006 at 11:17 am
Tebrik ederim. Güzel yaz?.
Ekim 22nd, 2006 at 2:14 am
Dabbe filminin yönetmeninin aç?klamas?na göre kendisinin 1999 y?l?nda çekti?i ve tokyo video film festivalinde ödül alan filmi ”Psychosis”de ayn? konuyu i?lemi?.Japon filmi kairo 2002′de gösterime girmi?ti.Demek ki Hasan Karacada?’?n dabbe’si özgündür.Ayr?ca kendisi zaten Dabbe’nin japon korku sinemas?na bir ithaf oldu?unu söylemi?.Yine Hasan abimiz diyor ki, Dabbe’nin ingilizce senaryosuyla 3 sene japonyada yap?mc? aram?? filmine.Zaten bana göre bu üç kötü filmden en iyisi D@bbe’dir.Mant?k olarak dü?ününce de amerikal?lar?n remake yapt??? herkesçe bilinen bir filmin ayn?s?n? yapmaz herhalde.Bence Hasan karacad? Dabbe filmiyle hem japon hem de amerikal?larla hesapla?ma derdine girdi..hem de tek ba??na.Dabbe’yi be?enmesem de Buna sadece bravo derim.
Aralık 15th, 2006 at 7:42 pm
hayat?mda ald???n en anl? ?anl? ayard?r ?u hemen üstteki yorum. bu sebeple ibret vesikas? gibi dursun istiyorum.
Mayıs 25th, 2007 at 11:39 pm
Film yorumu yaparken tamamen yanl?? yala??yorsu?n olaya.Tamamen kendi dü?üncen ve buna devam olarak baya dibe çöktürücü cümleler.Herhangibir ele?tiri yaparken ki?isel de?il objektif yorum yap?l?r.Sonuçta sen filmi bu derece be?enmemi? olabilirsin ama bunu okuyuculara gidin çikolata al?n gibisinden yapman yanl??.Bunun yerine kötü bir atmosferi vard? yada kurgusunda ?u eksikti gibi yakla?san çok daha iyi olur.O filmi sevenlerde olur.Tamam kötü bir filmdi ama dabbeye olan benzerli?ini ön plana getirirsek pulse daha ak?c? idi.Dabbe yi izlerken ben s?k?ld?m çünkü bir ak?c?l?k yoktu.Dura?anl?k çoktu.Genel bir korku filmi hareketi olan yava?ça ve korkuyla arkaya dönme sahnesi filmde abart?lm?? bir ?ekildeydi mesela ama bundan da ho?lananlar olabilir.Gidip çukulata almalar?na gerek yok bu yüzden.Üstelik dabbe pulse tan önce çekilmi? olabilir ama onun haricinde “one missed call” “ring” ve o internette me?hur ekrana kitleyip bir anda ç??l?kla beraber ç?kan korkunç surat olaylar? baya bir vard?.Sanki genel bir best of gibiydi.Oyunculuklar çok fazla yapay ve rol kesildi?i çok belliydi mesela.Yine pulse olarak bakarsak konusuna göre s?kmadan izlenen bir film deriz bana göre.
Mayıs 25th, 2007 at 11:42 pm
“Yine pulse olarak bakarsak konusuna göre s?kmadan izlenen bir film deriz bana göre.”
Burada bahsetti?im pulse filmi arkada?lar yanl?? anla??lmas?n.
Haziran 5th, 2007 at 12:38 pm
hatal?s?n.
ben sinema ele?tirmeni de?ilim yapt???m i? kar??l???nda ücret alm?yorum bu sebeple objektif olma zorunlulu?um yok.
Bu sitenin en son amac? objektif olmak zaten, subjektif görü?lerimizi sa?a sola saçabilece?imiz bir platform. Ben de film hakk?ndaki subjektif görü?lerimi düzenli bir sinema takipçisi olarak edindi?im yarg?larla kar??la?t?rarak yaz?yorum.
Pulse’?n ne kadar kötü bir “remake” oldu?u zaten ortada, objektif olarak nitelendirebilece?ini umdu?um (tenezzül edersen) birçok yorumcu da bunu belirtti zaten.
ha e?er kalkar biri bana derse ki sen ele?tirmiyor hakaret ediyorsun, o zaman ben de kendisine türk ceza kanunu 125. maddesini gösterir, “yalan söylüyorsun” diye de eklerim.
Nisan 21st, 2008 at 8:22 pm
objektif yada subjektif bir görü? belirtmek d???nda san?r?m burda bizim milletimize has bir olay olan fikir çat??mas? ya?an?yor
arkada?lar mant?k bazen sozcuklerde bazende sozcukleri sarfedende aran?r unutmaman?z? rica ediyorum
sayg?lar
Ağustos 8th, 2008 at 3:33 pm
sadece Ian somerhlder için kötüde olsa katlan?r?mmmmmmmmm
Eylül 7th, 2008 at 4:50 pm
gercekten sperr b?r f?lm:D