Haziran 2006
aylık arşiv
24 06 2006
“söz uçak, yaz? gral.” (radiance, 2012)
Buralarda yaz? yazmak, yaz?s?n? yay?nlatmak için çok ?ahane bir imkan var art?k.
Önce yaz? yazmak istedi?iniz bu sitede yaz?lar?n nas?l yaz?ld???n?, üslup ve ?ekilde nelere dikkat edildi?ini falan, yaz?lar? biraz inceleyerek kap?yorsunuz. Sa? tarafta gördü?ünüz kay?t tu?una bas?p kaydoluyorsunuz -kay?tla ilgili bir sorun olursa sa? üstte ileti?im k?sm?ndan bize ula??yorsunuz- ve daha sonra palanthaser@viskosite.com adresine yazd???n?z yaz?lar? -rtf olur, txt olur, doc olur türlü türlü okunas? formatlarda- yaz?ya koymak istedi?iniz resimlerin “link“leri ile birlikte yolluyorsunuz.
Bir ya da iki yaz? sonras?nda yazarl??a geçi? yap?p kendi hesab?n?zdan yazar arabirimini kullanarak yazmaya ba?l?yorsunuz.
Çokça da basit yani. Sevgiler, esen kal?n.
24 06 2006

Tarot‘ un milyonlarca kaynaktan okunabilecek hikayesini veya “aman efendim ?öyle ?urada do?mu?tur”, “yok efendim tarot bakarken tütsülü lo? ortam yarat?n, küçük ?arap aç?n” vs. gibi atmosferik taktiklerden de bahsetmeyece?im. Bu yaz? destenin sadece iki arcana major kart?yla ilgili.
The Magician ve Strength olarak an?lan, Büyücü ve Güç kartlar?ndan bahsedece?im.
Ku?kusuz bir ?ekilde iki kart da tek olarak dü?ünü?se bile destenin en önemli kartlar?ndand?r. Klasik yorumlar genellikle Büyücü’yü do?aüstü olarak tan?mlarken Güç kart?n? daha dünyevi bir kartm?? gibi sunarlar. ??in asl? iki kart da dünyevi hedeflerin çok üstünde bir irtifada seyretmelerine kar??n yaln?zca pratik uygulamalar? farkl?d?r. ?ki kart da büyük bir istek ve arzuyla bütünlük aray??? içerisindedir. Büyücü bütünlü?e ula?man?n yolunu gizemcilikte ararken Güç bu yolu dünyan?n içinde, insanlar?n aras?nda aramaktad?r. Varmak istedikleri hedef ise bire bir ayn?d?r.
?ki kart aras?nda pek çok benzerlik dikkat çekmektedir. ?üphesiz ilk olarak ikisinin de ba??nda bulunan sonsuzluk i?aretidir. Bu varl?klar?n? ve kapasitelerinin sonsuz oldu?unu simgelemekle beraber, kusursuz bir düzeni de i?aret eder. ?kinci benzerlik ise arka planda uzanan gökyüzünün rengidir. Alt?n sar?s? gökyüzü, ?afa?? ve ?afak da yükseli?i sembolize etmektedir.
Temel farklara de?inecek olursak e?er. Büyücü gök ve yer aras?nda enerjiyi ta??yan kusursuz bir kanal gibidir. Bu noktada kuzey mitolojisinde bolca bahsedilen, dünyalar? birbirine ba?layan a?aç, yggdrasil‘ e benzeme söz konusudur. Öte yandan Güç hiç bir zorluk çekmeden bir aslan? kontrol ederken resmedilmi?tir, hatta yüzünde ?efkate benzeyen bir ifadeyi okumak mümkündür. Bu Güç kart?n?n uzla?mac? yönünü ve hem kendisine hem de do?aya yönelik olan hakimiyetini gösterir bize.
Bunlar?n yan?s?ra en önemli farklardan birisi Büyücünün erkek, Güç kart?n?n ise di?i olarak resmedilmi? olmas?d?r. Birbirini tamamlay?c? bir faktör daha bu ?ekilde ortaya ç?kar. Bu noktada bu iki kart için kusursuz bütünün iki parças? demek mümkündür. Tarot’ta tanr? veya kainat ?eklinde bir kart olsayd?, san?yorum bu iki kart?n toplam? olurdu.
19 06 2006
Çiçek Pasaj?, eski ad?yla Cite de Pera‘daki Hristaki Pasaj?…
Mahzen Restoran, i?te bu Çiçek Pasaj?’n?n hemen giri?inde, sa??nda yer alan en güzel mekanlar?ndan biri. S?cak bir yaz ak?am?nda pasaj k?sm?nda oturup serin, dingin çiçek atmosferinde bira yudumlamak, ya da alt kat?nda ad? gibi mahzene benzeyen dekorun içinde bol mezeli bir rak? ak?am? ya?amak mümkün. Pasaj restoranlar? aras?nda ?ahsi favorim olu?u da bu dekorun, o 1876′dan bugüne akan Çiçekçiler Pasaj? an?lar?n?n sayg?l? hizmet ve uygun fiyatlarla harman olmas? san?yorum.
Mekanla ilgili ufak detaylar? vermeden, Çiçek Pasaj?’n?n dolay?s?yla da Mahzen’in geçmi?ine bir göz gezdirmekte fayda var.
“Tanzimat döneminde, Sultan Abdülhamit ve Sultan Abdülaziz tiyatro seyretmek için Beyo?lu?na, ?stiklal Caddesi ile Sahne Soka??’n?n bulundu?u kö?ede yer alan ünlü Naum Tiyatrosu?na gelirlerdi. Verdi?nin ünlü operas? “Il Trovatore”, Paris?ten önce ?stanbul?da Beyo?lu?ndaki Naum Tiyatrosu?nda oynam??t?. Naum Tiyatrosu?nda sahnelenen ?talyan operalar? nedeniyle ?stanbul ve Avrupa?n?n say?l? kültür merkezleri aras?na girmi?ti.
1870 büyük Beyo?lu yang?n?nda, Naum Tiyatrosu da yanarak y?k?ld?. Bu tarihten sonra, Beyo?lu binalar? yeniden in?aa edilmeye ba?land?.
1876 y?l?nda “Galata Bankerleri” san?yla tan?nan ve gerekti?inde saraya bile borç verecek kadar güçlü mali yap?s? bulunan Rum bankerlerden biri olan Hristaki Zografos Efendi, yanan Naum Tiyatrosu?nun yerini sat?n ald?. Rum mimar Cleanthy Zanno’ya projelerini çizdirerek bu arsa üzerine, yeni bir tip çar?? ve apartman olacak bir bina yapt?rd?.
1876 y?l?nda yap?m? biten binan?n alt?nda o s?ralar Pera’da moda olan Paris tarz?nda düzenlenmi? 24 dükkan ve üstünde 18 lüks daire bulunuyordu. Dükkanlar?n olu?turdu?u Pasaja “Hristaki Pasaj?”, binaya ise “Cite de Pera” ad? verildi. Pasaj?n ilk dönemlerinde aç?lan Maison Parret ve Vallaury’nin pastanesi, Japon ma?azas?, Natürel çiçekçisi, Pandelis’in çiçekçi dükkan?, Schumacher’in f?r?n?, Papadopulos’un mücellithanesi, Keserciyan’?n terzihanesi, Yorgo’nun meyhanesi, Sideris’in kürk ma?azas? ve Acemyan’?n tütüncü dükkan? gibi i?yerleri pasajda bulunuyordu.
1908 y?l?nda binan?n mülkiyeti Sadrazam Said Pa?a?ya geçince pasaj “Said Pa?a Geçidi” ad?n? ald?. 1940 Mütareke y?llar?nda pasajdaki küçük dükkanlarda çiçekçiler yerle?ti. Ekim Devriminden kaçan beyaz Rus kad?nlar?, baronesler, dü?esler de burada çiçek satmaya ba?lad?lar. Cite de Pera bir süre de çiçek mezat yeri olarak da kullan?l?nca, Beyo?lu?ndaki çiçekçiler pasaja topland?. Pasaj “Çiçekçiler Pasaj?”na dönü?tü.
1940′l? y?llardan ba?layarak aç?lan bira ve meyhaneler, bir süre sonra apartman sakinlerini ve çiçekçileri yava? yava? ba?ka yerlere ta??d? ve geriye ?çiçek? ad? kald?. Pasaj?n ilk Meyhanesini Yorgo Efendi açt?.
?lerleyen y?llarda ise tarihi doku da dikkate al?narak restorasyon çal??malar? ba?lat?ld?. 1988?deki restorasyondan sonra meyhane olarak kullan?ma tekrar aç?lm??t?r. 2005 y?l? Aral?k ay?nda ise, Mey ?çki A.??nin deste?i ile tarihi binan?n son bak?m ve yenileme çal??malar? yap?ld?. Çat? ve di?er tüm görsel ö?eler yeniden restore edilerek ayd?nl?k,ferah ve ho? bir ortam olu?tu. Eski i?letme sahiplerinin resimleri, Pasaj?n Müdavimlerinden ünlü gurme ,mimar ve yazar Ayd?n Boysan??n ve akardeoncu Madam Anahit?in resmi Pasaj?n duvarlar?n? süsledi.
Gösteri?li cephe mimarisine sahip Çiçek Pasaj? (Hristaki Pasaj?-Cite de Pera) halen, Beyo?lu?nun en süslü binas? olma özelli?ine sahiptir. Binan?n ikinci kat?ndaki balkonun yukar?s?nda da aslan ve insan ba?lar? ile alt taraflar? çiçek süslemeleri ile birle?tirilmi? genç k?z heykelleri ortas?nda bir saat bulunur.”
??te öyleydi böyleydi derken on y?llard?r, ?stanbul tarihinin en nezih meyhanelerini biraraya getiren bir mekana sahip.
Kesinlikle u?raman?z? tavsiye etti?im Mahzen’in kalabal?k menüsüne gelelim ?imdi:
“So?uk Mezeler:
Ahtapot, karides, lakerde, semiz, kabak k?zartma, patl?can sos, patl?can salata, imam bay?ld?, enginar, haydari , yengeç, mantar salata, ak ci?er, çoban salata, mevsim salata, grek salata, göbek salata.
Ara S?caklar:
Tereya?l? karides, karides güveç, paçanga böre?i, ka?ar pane, karides pane, su böre?i, kokoreç, midye tava, patates kroket.
Ana Yemekler:
Pirzola, et sote, köfte, özel spesyal, görme bonfile, papi ç?k?n, büftek, et ?i?, tavuk ?i?, tavuk ?initsel, deniz levre?i, çupra, kalkan, çinekop, lüfer, somon, mercan, tekir, barbun.”
Hat?rlad???m kadar?yla Mahzen kendi üretimi olan ?araplara geçti ve bunlar? servis ediyor, Yeni Rak? tabii ki demirba? ve f?ç? Efes Pilsen harareti almaya devam ediyor. Tarih itibariyle rak? için iki fiks menü mevcut (35 ytl: s?n?rs?z yerli içki ve 6 tabak meze ya da 45 ytl: s?n?rs?z yerli içki ve yemek). Özellikle haftasonlar? 3-4 ki?ilik müzisyen gruplar?ndan olu?an fas?l ak?amlar?n? ya?amamak, ve yine haftasonu masalar?n aras?nda rakseden dansöze para takmamak olmaz.
Elbette bu kadar güzel bir ortam?n da eksikleri yok de?il. Yaz mevsiminin kavuran A?ustos’unda dahi gitseniz alt katta ürpertecek bir serinlik mevcut, sabah be?e kadar aç?k meyhanede uzun süre kalacaksan?z, omuzlara al?nacak bir k?yafet gerekli. Birçok meze çe?idi mevcut olmas?na ra?men mücver gibi en lezizinden mezelerin eksikli?i ?a??rtabilir, dahas? genç ve yeni i?e ba?lam?? garsonlar mezeleri henüz lay?k?yla tan?mad?klar?ndan olmayan mezeleri duymam??larsa, garipseyebilirsiniz.
Kad? k?z?n?n da kusursuz olmad???n? an?msat?p ak?amüstünden sabaha kadar aç?k bu güzel mekan?n adres ve telefonunu vereyim, çekileyim:
Adres : ?stiklal Cad. Tarihi Çiçek Pasaj? No:4 Beyo?lu / ?STANBUL
Tel: (+9) 0 212 249 03 29
Web: http://www.tarihicicekpasaji.com/mahzen/
Not: ?erefe, Cheers falan!
13 06 2006
1976 yap?m? efsanevi The Omen‘? az çok herkes bir kez denk gelip izlemi?, ziyadesiyle de t?rsm??t?r muhtemelen. Richard Donner‘?n yönetti?i, Gregory Peck‘in Robert Thorn rolünde döktürdü?ü film daha sonra çekilen iki film ile bir seri halini alm??t?.
2006 yap?m? The Omen ise bu filmlerin dördüncüsü de?il, ilk filmin bir yeniden uyarlamas?, ?ahan Gökbakar‘?n Mahmutpa?a’dan ba?lan?p söyledi?i gibi bir “re-make” yani. Alt?, alt? ve alt?. San?r?m bu yeni film için bu üç rakam ?eytan? de?il ticari kurnazl??? simgeliyor. Film 06.06.2006 tarihinde tam da dünya kendine yeni bir komplo teorisi falan ararken vizyona girdi. Hatta bence film s?rf bu matematiksel uyum, 2006 y?l?ndan sonra uzunca bir süre gerçekle?meyece?i için alelacele kotar?ld?. Bu kez filmin yönetmeni John Moore ancak ad?n?n bu filmle hat?rlanmas? pek mümkün gözükmüyor. Yine de bilmeyenler için konudan k?saca bahsetmek gerekirse diye ?öyle bir de?inelim:
“Amerikal? bir diplomat, e?inin sorunlu do?umu s?ras?nda sonucu çocu?unu kaybeder ancak garip olaylar sonucu o gece, üvey oldu?unu sadece kendisinin bildi?ini dü?ündü?ü bir erkek çocuk sahibi olur. Ba?ar? basamaklar?n? tesadüfler üzerinde h?zla t?rmanan Robert Thorn, zamanla kendisini esrarengiz ölüm ve i?aretlerin ortas?nda bulur. Robert’?n o?lu Damien belki de gerçekten ?eytan?n dünyaya k?yamet için gelece?i bedendir.”
Böyleyken böyle, lakin 1976 yap?m? filmde ciddi anlamda t?rsm?? olan bu bünye, sinemada türlü patlamal? çatlamal?, “ha hu” efektin etkisine ra?men gerilmedim dahi. Din ç?k??l? bir korku filmi için gereken o so?ukluk, gizem ve ak?c?l?k bu uyarlama da çok eksikti sanki. Ve hakikaten s?rf 6 Haziran 2006′da vizyona pald?r küldür bir ?eytan filmi sokma arzusu oyuncu seçimine de etki edince; Katherine Thorn rolüne hiçbir ?ey vermeyen Julia Stiles ve Gregory Peck’ten sonra attan inip e??e?e binme hissi ya?atan Liev Schreiber ikilisine katlanmam?z gerekir hale gelmi?. Çok ?ükür ki Seamus Davey-Fitzpatrick, Damien rolünde sevimlilik ve gerilimi ayn? anda verebiliyor da, filmde s?k?nt?dan ölmüyoruz.
Hollywood’un art?k geçekten özgün temal? korku-gerilim filmlerine ihtiyac? var belli ki.
Yeniden çekilen filmler ya çok s?k?c?, ya da techno müzik dinleyip arada kan içen vampirler ayar?nda basit ve “MTVish”. Özetle, ?u günlerde vizyonda pek di?e dokunur filmler olmad???n? dü?ünürsek gidin görün, 1976 yap?m? The Omen’a minnet borcunuzu ödeyin. Lakin filmden gerilimdi, korkuydu, heyecand? bir hissiyat da beklemeyin.
NOT: ?eytan?n i?aret olan 66 do?um lekesi olarak çocu?un kafas?nda yer al?yor. O de?il de lan o?lum, ?eytan?n i?areti ya ikilik sistemde falansa? Kafa boydan boya rakamla dolar be!
?imdi size ödev; yaz?n bakal?m 666′y? ikilik sistemde.
8 06 2006
(Yaz?n?n ba?? için her ihtimale kar?? http://www.viskosite.com/?p=37)
2003 y?l?nda Antimatter, ç?k?? albümü Saviour’a göre oldukça karanl?k ve belli ki aceleye getirilmemi? kaliteli bir albümle, Lights Out ile geri döndü. Saviour ile Lights Out’un atmosferlerindeki farkl?l??? albüm kapa??na bakarak dahi anlamak mümkündü.
Mick ve Duncan bu albümde de ayr? ayr? yazd?klar? ?ark?lar? yanyana getiriyor ve yine ?a??rt?c? bir ?ekilde uyumlu bir albüm ortaya koymay? ba?ar?yorlard?. Albümde Lights Out, Everything You Know Is Wrong, The Art Of A Soft Landing, Expire, In Stone, Reality Clash, Dream ve Terminal adlar?yla 8 ?ark? bulunuyordu ve ilkine göre genel olarak daha organik bir altyap?ya sahipti.
Albümde Saviour’un hatun vokalleri yine yerlerini alm?? ve Jamie Cavanagh(?imdilerde Anathema bassç?s?) da perküsyonlarda gruba yard?m elini uzatm??t?. Albümdeki baz? ?ark?lar?n akustik kay?tlar? yine grubun internet sitesine konmu?tu ve aç?kças? ?ark?lar?n orjinallerini dahi geride b?rakacak kadar temiz ve etkileyiciydiler. Lights Out, Saviour‘a göre kesinlikle hazm? zor bir albümdü ve en ba?ta ?s?nmasan?z dahi zamanla vazgeçilmez hale geliyordu.
?rlanda, Arjantin ve Kuzey Amerika haricinde Prophecy Records etiketiyle ç?kan bu melankoli ve öfke ba?yap?t?ndan sonra Antimatter, efsanevi grup Dead Can Dance için 2 CDlik bir adama albümün yap?mc?l???na giri?iyordu:
“Dead Can Dance Tribute Album: The Lotus Eaters” (2004)
Antimatter’?n “Black Sun“, Danny Cavanagh‘?n ise “How Fortunate Is The Man With None” yorumlar?yla yer ald??? albümle ilgili detayl? bilgi için:
http://antimatter.free.fr/uk/Pages/Lotuseaters.htm 
2005 y?l?na gelindi?inde ise çokça beklenen ve bu bekleyi?e de?en albüm, Planetary Confinement, kay?tlar? iki ayr? ülkede(?ngiltere-?rlanda) tamamlanm?? ?ekilde piyasaya ç?k?yordu.
Albüm, ilk iki albüme göre elektronik ve yapay bir atmosferden tamamen uzakla?m??, yayl?larla desteklenmi?, akustik ve heyecan verici bir çal??mayd?. Özellikle kullan?lan piyano ve kemanlar Legions gibi ?ark?lar?n etkisini artt?r?yordu. Albümde; Planetary Confinement, The Weight Of The World, Line Of Fire, Epitaph, Mr. White, A Portrait Of The Young Man As An Artist, Relapse, Legions ve Eternity Pt. 23 adlar?yla 9 ?ark? yer al?yordu.
Mick kay?tlar?n? ?ngiltere, Liverpool’da yapm??, Duncan ise kay?tlar için ?rlanda ve Fransa’y? tercih etmi?ti. Burada herkese garip gelen baz? noktalar var elbette. Bu ikili biraraya geldi?i ilk günden bu yana Antimatter’?n bir grup de?il iki solo projenin birle?tirilmi? hali oldu?unu söylüyordu. Ancak aç?kça zikretmek gerekirse Planetary Confinement’?n albüm kay?tlar?n?n farkl? ülkelerde yap?lm?? olmas? dinleyiciyi i?killendirmeye yetiyordu. Antimatter için ayr?l?k çanlar? çal?yor diyordum özetle.
Ve ikili, Antimatter’?n 4. stüdyo albümü olan “Leaving Eden” öncesi yollar?n? ay?rd?. Duncan Patterson ki?isel sebeplerini gerekçe gösterdi ve kariyerine solo projesi “Ion” ile devam edece?ini aç?klad?. Mick Moss ise Danny Cavanagh’la beraber “Leaving Eden” üzerinde çal???yor. Yapt??? aç?klamaya göre Mick, Antimatter ?ark?lar?n? tekrardan sahneye ta??mak için bir turne dü?ünüyor.
Duncan Patterson “Ion” ad?yla “Madre, Protegenos” albümünün haz?rl???n? yaparken, Mick Moss Antimatter ad? alt?nda albümlerine devam edecek.
Ben de istemezdim ki bu yaz?n?n son paragraf? Gerçek Kesit tad?nda olsun, biri hapiste biri mezarda tad?nda yaz?ls?n. Lakin öyle ç?k?verdi bir incelememizin daha sonuna gelirken. Esen kal?n.
—-
Bu yaz?da yer alan çe?itli bilgiler ve resimler, zaman içinde kendi merak?mdan senelerce didikledi?im, bizzat grup üyelerinden duydu?um, www.antimatter.tk adresinden ald???m çe?itli malzemelerdir.
Antimatter hakk?nda daha çok ?ey ö?renmek için:
www.antimatter.tk
www.duncanpatterson.com
www.myspace.com/antimatterband
ba?lant?lar?n? kullanabilirsiniz.
6 06 2006
1998 y?l?n?n sonlar?nda, yani Patterson Anathema‘dan ayr?ld?ktan az biraz sonra, Duncan Patterson ve çocukluk arkada?? Mick Moss ?rlanda-?ngiltere ekseninde biraraya gelip deneysel projeleri Antimatter‘? ba?latt?lar.
Duncan, Anathema ile Alternative 4 albümünden sonra yollar?n? ay?rm??, döneminin en sevilen say?lan bass gitaristi ve dahas? bestecisi, güftecisi idi. Mick ise kendi deyimiyle çocuklu?undan beri kaydetti?i ?ark?lar? söyleyen amatör bir müzisyen… Duncan, Dave Pybus ve Anathema’ya kar?? doluydu ancak daha iyi hissediyordu, Mick haz?rd? ve i? grubun ismine kal?yordu. Duncan, Angelic ismini dü?ünürken, pubda demlendi?i bir gece MTV‘de bu isimle pop-r&b k?rmas? bir ?ark? görüp vazgeçecekti. Grubun ad? siyah-beyaz, Antimatter oluyordu. Ve art?k lk albüm geliyordu, sene 2001 oldu?unda müzik piyasas?na, Anathema’y? ve Duncan’? özleyen bizlerin avuçlar?na, çok de?i?ik bir çal??ma dü?üverdi.
Saviour, Holocaust, Over Your Shoulder, Psalms, God is Coming, Angelic, Flowers, The Last Laugh ve Going Nowhere isimli 9 ?ark?dan olu?an yakla??k 45 dakikal?k çok garip bir albümdü SAVIOUR. Elektronik atmosferik ya da trip-hop; türü için birçok yak??t?rma yap?labilirdi ancak kapa??n?n aksine karanl?k bir albüm oldu?u kesindi. Albümü etkileyici k?lan ?ark? sözleri ve uyu?turan melodilerin yan? s?ra Michelle Richfield ve Hayley Windsor‘un ba?döndüren vokalleri Angelic ve Saviour gibi ?ark?lar? s?radan olmaktan ç?kar?yordu.
Over Your Shoulder ve Flowers’?n baz? bask?larda bonus track olarak yer ald??? bu albüm, Antimatter’?n da??t?c? ?irketle ya?ad??? tüm ?anss?zl?klara ra?men grubun ad?n? duyurmu? ve 2003 y?l?nda ç?k?lan bir dünya turunu pe?inde getirmi?ti. Over Your Shoulder ise bir Mtv progra?nda fon müzi?i olmu?tu.
Antimatter bundan sonra 2002 y?l?nda “Live @K13” ad? ile içinde Duncan’?n Anathema’da iken yazd??? baz? ?ark?lar?n da yer ald??? bir internet albümü yay?nlad?. Albümlerdeki kay?t kalitesinin istenen seviyede olmay??? Antimatter’? zorluyordu.
Albümde The Last Laugh, Over Your Shoulder, Psalms, Saviour, Holocaust gibi ?ark?lar?n akustik, canl? ya da demo versiyonlar?n?n yan? s?ra Lost Control, Eternity Pt.3, Alternative 4, Destiny gibi ?ark?lar da yer al?yordu. Bu güzel y?l?n sonunda ise plak ve da??t?m ?irketi dertlerini halletmek isteyen Duncan, kendi firmas? Strange-Light Records‘u kurdu. ??ler iyi gidiyordu.
Çok nadiren görülen bir durum gerçekle?mi?, Metal Hammer, Rock Hard gibi dergiler Saviour adl? bu “metal” olmayan albümü incelemi? ve yüksek puanlar vermi?ti. Hatta baz?lar? Saviour’u ay?n ve y?l?n albümü seçmi?lerdi.
Art?k s?rada ilk albüme göre çok farkl? bir sound bar?nd?ran 2003 ç?k??l? Lights Out albümü vard?.
(devam edecek)
6 06 2006

Bilindi?i üzere www.itusozluk.com adresinden ula??labilen tekni?i yüksek ar?lardan müte?ekkil bir interaktif sözlük var:
“itü sözlük”
Lakin ya?ad??? geçici problemler sebebi ile mevzubahis adresten siteye ula??lamamakta.
Siteye ula?mak, eri?mek, ceylanlar gibi sekmek ve saçlar?n?za taç yapmak istedi?iniz her türlü çiçek için a?a??da size süper bir adres, “ip” de diyorlar:
http://212.175.229.210/